Kripto Para Piyasası Dot-com’ı Nasıl Taklit Ediyor?

Kripto para piyasası ve 1990’ların sonlarından 2000’lerin başlarına kadar devam eden dot-com çılgınlığı arasındaki benzerlikler.

Finans, iletişim, eğlence, eğitim ve hatta günlük işlerimiz için çok yoğun bir şekilde kullandığımız büyük World Wide Web, bir gecede kendiliğinden ortaya çıkmadı.

İnternet’in günümüzde bildiğimiz şekliyle sürekli büyüyen bir dev haline gelmesi uzun ve sancılı bir süreç gerektirdi. Her şey, 1990’ların sonlarından 2000’lerin başlarına kadar devam eden ünlü dot-com balonu sayesinde şekillendi.

Bugün kripto-para birimi piyasasında yaşanan hemen her şeyin yıllar önce dot-com’da yaşananların bir taklidi olduğunu görmek son derece ilginç ve dikkate değer.

İrrasyonel Patlama

Dot-com balonu, spekülatif ve temeli olmayan yatırımların karışımından, yüzlerce girişim için risk sermayesi fonlarının fazlalığından ve bu şirketlerin kar getirmemesinden kaynaklandı.

90’lı yıllar, birçok alanda hızlı teknolojik ilerlemenin yaşandığı bir dönemdi. Bu dönemde en çok da ticarileşen internet ilgi odağı olmuştu.

Her ne kadar Cisco, Oracle ve Intel gibi yüksek teknoloji ürünlerine sahip şirketler, teknoloji sektöründeki büyük itici güçler olsalar da, 1995 yılında başlayan borsa yükselişlerini körükleyen en yeni dot-com şirketleri arasında yer aldılar.

Dikkatli ve sağduyulu davranan yatırımcılar bile, bu sansasyonel internet girişimlerine bir gün kara geçme umudu ve fırsatı kaçırma korkusu nedeniyle para yağdırdılar.

Dot-com yatırımları çok popüler hale geldiğinden, yatırımcılar bir sonraki büyük yeniliği kaçırmamak için denenmiş ve gerçek temelleri bıraktılar.

Sonraki beş yıl boyunca oluşan balon, ucuz para, kolay sermaye, piyasaya aşırı güven ve saf spekülasyon ile beslendi. Değerlemeler, iş modelinin gerçekten işe yaraması halinde yıllarca oluşmayacak kazanç ve karlara dayanıyordu ve açıkçası bu durum yatırımcıların pek de umurunda değildi.

Henüz geliri, karı ve hatta bir ürünü bile olmayan şirketler, hisse senedi fiyatlarını sadece bir günde üç kat ve dört katına çıkaran halka arzlarla piyasaya çıkıyordu.

NASDAQ, 10 Mart 2000 tarihinde, 5,048 puan seviyesinde zirve yaptı ve bir önceki yıla göre neredeyse iki katına çıktı. Piyasanın zirvesinde, Cisco ve Dell gibi önde gelen yüksek teknoloji şirketlerinin birçoğu hisse senetleri üzerinde büyük satış emirleri koydu ve yatırımcılar arasında panik yaşandı.

Borsa haftalar içinde, değerinin yüzde 10’unu kaybetti. Piyasada inanılmaz değerlere ulaşan şirketler sadece birkaç ay içinde tamamen değersiz hale geldi.

2001 yılı sonunda, halka açık birçok dot-com şirketi ve onlarla birlikte trilyonlarca dolarlık yatırım sermayesi basit bir şekilde buharlaştı.

Bütün bu yaşananlar ne kadar aşina, değil mi?

Piyasa Yörüngesindeki Değişim

İşte şimdi, Bitcoin ve blockchain çağında, dot-com balonuna geç kalanlar, parayı vurma konusunda ikinci bir şansa sahip olduklarına inanıyorlar.

Sonuç olarak, kripto paralar, dot-com dönemini sarsan aynı irrasyonel çılgınlığa maruz kaldı.

Geçtiğimiz yıl, kripto para birimleri, piyasanın alfası olan Bitcoin’le sürdürülen spekülatif çılgınlıklarla canlandı. Kripto para birimlerinin fiyatı, mevcut değerlerinden kat kat fazlasına ulaştı.

Ethereum ve Ripple gibi çoğu altcoinin fiyatı, yatırımcıların bu son solukluktan pay alma isteği arttıkça yepyeni zirveleri gördü.

En sonunda da spekülasyon ve fırsatı kaçırma korkusu tabanlı yatırımlar sayesinde piyasanın meteorik yükselişi, tüm kripto piyasasını büyük bir balonun içine çekti.

Piyasanın inanılmaz derecede yüksek spekülatif yapısı, hiçbir teknolojisi ve kullanım alanı olmayan bir dizi kripto paranın aşırı değerlenmesine neden oldu.

Örneğin, Dogecoin isimli kripto para birimi, hâlen 600 milyon doları aşan bir piyasa değerine sahip. Hatta geçtiğimiz dönemlerde bir milyardan fazla bir zirve yaptı. Dogecoin’in bir parodiden başka bir şey olmadığı göz önüne alındığında bu gerçekten şaşırtıcı bir başarı.

Hem dot-com hem de kripto balonu, yeni bir teknolojiden yararlanmak isteyen projelerin, girişimlerin ve bunlardan yüksek kar uman yatırımcıların ani patlamasının ardından ortaya çıktı.

Bununla birlikte, 1999 yılında, birçoğu teknoloji şirketi olan 400’den fazla halka arz (IPO) vardı. 2000 yılının Mart ayında, NASDAQ’da işlem gören 4.715 şirket vardı.

Şimdi, kripto piyasası, ICO’lar ile (para halka arzı) benzer bir şey yaşıyor. Sayısız ICO, Coinmarketcap’e göre piyasada işleme açık 1600’den fazla kripto para birimi var.

Bunlar, kripto piyasasının yörüngesinin nihayetinde dot-com balonuyla aynı olduğuna inanmamızı sağlayan kalıplardan sadece bazıları.

Kısa bir süre önce, piyasada fiyatlar oldukça dalgalı bir seyir izledi ama bazı analistler her şeyin henüz yolunda olmadığını ima etti.

Esas sorulara gelelim.

Hala balonun içinde miyiz? Eğer öyleyse, balon ne kadar büyük? Ve balon nihayet patladıktan sonra kimler ayakta kalacak?

Bunun için ne yazık ki güvenilir bir tahmin ya da belirlenebilecek bir tarih yok.

Ama tabi dot-com balonunun ardından, gerçekten yenilikçi şirketlerin ve teknolojilerin ayakta kalmayı başardığını hatırlatmak zorundayız.

Review Overview
0%

Description

User Rating: 4.8 ( 2 Votes )
Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir