Yeni Kurulan Şirketler İçin 6 Pazarlama Taktiği

Kaliteli bir ürüne ya da servise sahip olmak, bunları öne çıkarmak için kullanılacak olan doğru strateji olmadan hiçbir anlam ifade etmez. En kısa sürede çevrenizi bu ürünlerden haberdar edebilmeniz gerekir.

Rekabette sizin markanızı öne çıkaranın ne olduğunu netleştirip bunu potansiyel müşterilerinize de göstermelisiniz. Sağlam bir pazarlama stratejisine sahip olmak yeni şirketinizi harekete geçirmek için en etkili yoldur. Aşağıda sıraladığımız, başarılı CEO’ların da onayladığı 6 taktik, size bu yolda müşterilerinizle olan iletişimi geliştirmek ve genişletmek için iyi bir fikir verecektir.

1-Hedef kitlenize hitap edin..

Bir ürünü sunarken, o ürünü kimin alacağını ve bu potansiyel alıcılara nasıl ulaşacağınızı netleştirmiş olmalısınız. 12-16 yaş arası kızları hedeflediğiniz pazarlama stratejileriniz ile 35-40 yaş arası erkekleri hedeflediğiniz stratejilerin arasında büyük bir fark olacaktır.

Ancak, sadece ne tarz reklamların bu gruplara hitap edeceğini bilmek yeterli değil. Aynı zamanda reklamlarınızı bu kitlelere en etkili şekilde ulaştıracak kanalların ve içeriğin de farkında olmalısınız. 21 yaş altı kitlenin Snapchat reklamlarından etkilenmeleri daha muhtemelken, 30 yaş üzeri insanların Snapchat’in ne olduğunu bildiği bile tartışmaya açık…

Facebook üzerinden reklam verme üzerine konuşulurken, CEO Mark Zuckerberg, “Reklam vermenin en etkili çalıştığı zaman, konumlandırıldığı noktanın insanların yapmaya çalıştıkları aksiyonlarla aynı frekansta olduğu zamandır. İnsanlar Facebook üzerinde çok belirli bir şekilde iletişim kurmaya çalışıyorlar –arkadaşlarıyla bilgi paylaşıyorlar, arkadaşlarının neler yaptığını öğreniyorlar-, yani Facebook’ta yeni bir reklam modelinin oluşumu için büyük olanaklar var.” diyor.

Özetle, reklamlarınızı, ulaşmaya çalıştığınız kitlenin belli web sitelerinde yapmak istediği şeylerin frekansına uyarlayarak sunduğunuzda, aldığınız sonuçlar çok daha tatmin edici olacaktır. Hedef kitlenizi nerede bulacağınızı, o platform ne için kullandıklarını bilin ve stratejinizi buna göre uyarlayın.

2-Ürününüzü ve vizyonunuzu netleştirin, bilin..

Ürününüzün iyi ve kötü yanlarını kendiniz bilmeden başkalarını o ürünü kullanmaya ikna edemezsiniz. Satmaya çalıştığınız ürününüzle ilgili bilebileceğiniz, buna zayıflıkları ve eksiklikleri de dahil, her şeyi bilin.

Mutlaka sorular, ve eninde sonunda şikayetler alacaksınız. Pazarlama ekibinizin yapacağı en kötü şey, bu durumda, uygun cevapları olmayıp hazırlıksız yakalanmaları olur. Pazarlama ekibinizi eğitirken atacağınız ilk adım onları sunacakları ürününüzle aşina hale getirmek ve hem kolay, hem de zor sorulara cevap verebileceklerinden emin olmak olmalı.

Bunun yanı sıra, ekipteki herkesin paylaşılan bir vizyonu ve misyonu olmalı. E-ticaret devi Alibaba’nın kurucusu Jack Ma, “Alibaba küçük şirketlerin büyümesine yardımcı olan bir ekosistem.” diye belirtiyor. Alibaba’nın çok para kazanmak ve büyümenin dışında daha büyük bir amacı var; kobilerin büyümesine yardımcı olmak. Şirketiniz ve ekibiniz için buna benzer bir amaç belirlemek size ve ekibinizin konsantrasyonunun bozulmamasını sağlar.

3-Takımınıza yatırım yapın..

Yetenek ağı Toptal’in eş kurucusu ve CEO’su Taso Du Val, gerekirse işin belli özelliklerinin göz ardı edilerek, akıllı ve motivasyonu yüksek insanları işe almanın üzerinde duruyor. Du Val’e göre “Ekibiniz ürününüzü belirler.”. Yani harika bir ürün, ardında harika insanlar olmadan üretilemez, ve, yine ürünü sunan harika insanlar olmadan, başkaları tarafından keşfedilemez.

Akıllı, motivasyonu yüksek insanlarla dolu dengeli bir pazarlama ekibi oluşturmaya çaba ve zaman ayırın. Sadece tepki veren değil, inisiyatif alabilen bir ekibin işvereni olmayı tercih edin. Bir adım ilerisini gören, ürününüzün geleceği hakkında anlamlı kararlar verebilen bir ekiple çalışmaya özen gösterin.

4-Fiyatlandırmayı unutmayın..

Pazarlama cephaneliğinizdeki en önemli silahlardan biri fiyatlandırma. Ancak birçok insan bu nokta atışını pazarlama stratejisinin diğer kollarıyla uğraşırken göz ardı ediyor. Fiyatlandırmanız üzerinde karar vermeden önce, ürününüzle hangi mesajı vermek istediğinize karar verin.

Yüksek bir fiyat, muhtemelen daha az adet satacağınız, ama aynı zamanda daha değerli bir ürün sunduğunuz fikrini ortaya koyar. Düşük bir fiyat, belirli bir markete sonradan kolayca girmenize ve hatta rekabette öne geçerek diğer markaları bastırmanıza neden olabilir. Ancak düşük fiyatlar uzun süreçte daha az gelir sağlamanıza da neden olabilir.

Tesla’dan Elon Musk, “Marka sadece bir algıdır ve algı, zamanla gerçeklik halini alır. Bazen bu algı ileridedir, bazen de geride kalacaktır. Ama marka, basitçe, bazılarının bir ürün hakkında oluşturduğu toplu bir izlenimdir.” diyerek fiyatlandırmanın bu algı üzerinde yarattığı etkiye değiniyor.

Ürününüzün alıcıya ne hissettirmesini ve size uzun süreçte getirisinin ne olmasını istediğinize karar verin ve fiyatlandırmanızı buna göre yapın.

5-Şikayetleri nazikçe karşılayın…

Şikayetleri “uğraşacak bir şey daha” diye nitelendirmekten vazgeçin. Bunun yerine, bütün müşteri şikayetlerini kendine has bir fırsat olarak değerlendirin. Müşterinizin yanınızdan tatminsiz ayrılmasına asla izin vermeyin. Bu belirli deneyim ve ürününüzün geneli hakkında fikirlerini değiştirmeye fırsatınız var, ve siz bundan yararlanmalısınız.

“En mutsuz müşterileriniz, en büyük öğrenme kaynağınızdır.” diyor Microsoft’un kurucusu Bill Gates. Eğer her müşteri şikayetini gelişmek için bir fırsat olarak değerlendirirseniz, ilerideki şikayetleri karşılamada çok daha iyileşeceksiniz.

Şikayetlere hızlı ve pozitif bir şekilde çözümler bulunmalı. Bir kötü deneyim markanızın adını sonsuza dek kirletebilir, ve siz bu lekenin ağızdan ağıza giderek kontrolünüzün dışına çıkmasını istemezsiniz.

Bir şikayetle iyi ve etkili bir şekilde başa çıkarak çok sadık bir müşteri kazanabilirsiniz. Pozitif bir etkileşim ve bir özür, markanızın adını yenilemede çok büyük bir adım. Bu deneyim müşterinize, ürününüzle ilk deneyiminde işler yolunda gitmediyse de ona yardım edeceğinizi bildiği için, sizden yeniden satın alma konusunda rahatlık ettirecektir.

6-Yüksek kaliteli içerik hep tepede kalır…

İçerik, bugünlerde şirketinizin öne çıkması ve fark edilmesi için kullanabileceğiniz en önemli kozunuz. Bu bir blog, instagram hesabı ya da vidyolar kullanarak da olsa, ürününüzü pazarlamak için içerik kullanmanız size çok yardımcı olabilir.

Ancak, bütün şirketler artık içerik pazarlama sistemini kullanmaya başlıyor ve bu da müşterilerin bir reklam ve içerik selinde boğulmasına neden oluyor. Bu yüzden içeriğinizin yüksek kaliteli yapıtaşlarıyla diğerlerinin arasından sıyrılmasını sağlamalısınız.

Apple’ın kurucusu Steve Jobs’a göre, “Pazarlama değerlerden ibarettir. İçinde bulunduğumuz karmaşık ve gürültülü dünyada insanların bizi çok fazla hatırlamasını sağlayamayacağız. Hiçbir şirket sağlayamayacak. Bu yüzden insanların bizim hakkımızda ne bilmelerini istediğimiz konusunda çok net olmalıyız.”.

İçerik yaratmak, markanızı iyileştirmek ve hedef kitlenizin hakkınızda ne öğrendiğini kontrol etmenin bir yolu. Kötü bir içerik, markanız için hiç içeriğinizin olmamasından daha kötü bir gidişata sebep olabilir. Eğer bir blog girişiniz sıkıcıysa, onu okuyan ziyaretçi muhtemelen bir daha linklerinize tıklamayacaktır. Aynı şekilde, eğer Instagram’ınız cansız fotoğraflar barındırıyorsa, geldiği gibi giden bir “unfollow” bekleyebilirsiniz.

Yukarıdaki 6 taktik, başarılı bir pazarlama stratejisi yaratma sürecinde buzdağının sadece görünen kısmı. Ancak aynı zamanda yeni şirketler için çok etkili bir başlama noktası oluşturuyorlar. Gözünüz korkmasın, ve ne zaman endişelenirseniz konuşabileceğiniz, akıl alabileceğiniz uzmanların varlığını unutmayın.

Kaynak: Forbes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir